Doğal dünyanın durumu hakkında bilgi sunan Küresel Çevre Görünümü'nün (GEO-7) bu ayın başında yayınlanan yedinci baskısındaki uyarılar oldukça sertti.
Raporu hazırlayanlar, insanlığın Dünya'yı çevresel bir kırılma noktasına ittiğini ve bu durumun insan sağlığından küresel ekonomiye kadar her şey için potansiyel kötü sonuçlar doğurabileceğini belirttiler.
Ancak Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan GEO-7 raporu, insanlığın rotasını değiştirmesi için henüz çok geç olmadığını belirtiyor. Raporun sayfalarında beş temel sistemi dönüştürmeye odaklanan daha sağlıklı bir gezegenin reçetesi yer alıyor: ekonomi ve finans; malzeme ve atık, enerji, gıda ve çevre.
GEO-7'nin yazarları, bu reformların birçok avantajı olacağını söylüyor. 2050 yılına kadar 9 milyon erken ölümü önleyebilir, 100 milyon insanı yoksulluktan, 200 milyon insanı ise yetersiz beslenme sorunundan kurtarabilir. Ayrıca, bu yüzyılın sonuna kadar yıllık 100 trilyon dolar ekonomik fayda sağlanabilir.
UNEP Bilim Ofisi Hizmetler Başkanı Maarten Kappelle, “Bu beş sistemi yeniden inşa etmek, hükümet ve toplumun tümü tarafından dünyada daha önce hiç görülmemiş türden bir çaba gerektirecek,” diyor. “Ancak daha iyi, daha adil ve daha sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek için bu konu kesinlikle hayati önem taşıyor.”
GEO-7'nin bulgularını inceleyen üç hikâyenin ikincisinde hem insanlar hem de gezegen adına daha iyi bir küresel ekonomi oluşturmak için rapor önerileri yer almaktadır.
Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın Ötesine Geçin!
Ülkeler yıllardır refahlarının bir göstergesi olan gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) değerine güvenmişlerdir. Ancak GSYİH, çevre tahribatının uzun vadeli finansal etkileri gibi önemli unsurları yansıtmamaktadır.
Bu nedenle GEO-7, ülkelerin mali refahlarını daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerektiğini savunmaktadır. Bunu yapmanın yollarından biri doğanın sağladığı kaynaklara ve hizmetlere dolar değeri biçen, doğal sermaye muhasebesi adında bir yöntemdir. Bu tür bir yaklaşım, ülkelere zenginlikleri hakkında daha gerçekçi bir tablo sunarak çevre ve kârlılık açısından daha iyi kararlar almalarında yardımcı olabilir.
Küresel Ekonomiyi Yönlendiren Teşviklerin Yeniden Yapılandırılması
GEO-7 yazarlarına göre, mevcut küresel ekonomik sistem, gezegene zarar veren uygulamaları gereğinden fazla teşvik ediyor.
Bunu değiştirmek için raporda bir dizi öneri sunuluyor. Bunlar arasında, enerji, madencilik ve gıda sektörlerinde çevreye zarar veren devlet desteği için her yıl harcanan yaklaşık 1,5 trilyon doların daha sürdürülebilir alanlara yönlendirilmesi yer alıyor. Ayrıca bazı durumlarda çevreye zarar veren mal ve hizmetlere yönelik vergilerin gündeme alınması gerektiği de belirtiliyor. Örneğin gıda ve enerji üretimi çoğu zaman doğal alanların yok olmasına ve kirliliğe yol açıyor ancak bu maliyetler piyasa fiyatlarına yansımıyor. Söz konusu vergilerden elde edilecek gelirlerin ise dezavantajlı kesimleri desteklemek için kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
Raporda ayrıca hükümetlerin bütçelerini ve ekonomik politikalarını Paris Anlaşması gibi önemli çevre anlaşmalarının hedefleriyle uyumlu hâle getirmeleri çağrısı yapılıyor. Bunun yanı sıra, yeşil teknolojilere yönelik yatırımların teşvik edilmesi, bireylerin çevre dostu tercihler yapmasının desteklenmesi ve işletmelerin gezegene verdikleri zararın tüm maliyetini üstlenmelerinin sağlanması gerektiği ifade ediliyor.
Atık Yönetimini İyileştirip Döngüselliği Benimseme
Plastik şişeler, eski elektronik cihazlar, tehlikeli kimyasallar yüzünden dünyanın birçok bölgesi kirlilik ve atıklarla boğulmuş durumda. Bu nedenle GEO-7, ülkelerin döngüsel ekonomi modellerini benimsemelerinin önemini vurguluyor. Bu kavram, halihazırda üretilmiş olan ürünleri yeniden tasarlayarak, yeniden kullanarak, onararak ve geri dönüştürerek kaynakların mümkün olduğunca uzun süre kullanılmasını vurgulamaktadır.
Döngüselliği teşvik etmek için ülkeler ve kuruluşlar, ürünlerin daha uzun ömürlü ve onarımı daha kolay hale getiren tasarım standartlarını benimseyebilir. Hükümetler, kullandıkları ürünlerin süreci dolduğunda nasıl değerlendirildikleri konusunda kuruluşları sorumlu tutabilir, çevreye verdikleri zararları açıklamaya zorlayan kurallar koyabilirler. Son olarak devletler, vergi kanun reformlarıyla geri dönüştürülebilir ürünlerin geliştirilmesini teşvik edebilir, madencilik sektörlerinden sürdürülebilir girişimlere devlet desteği yönlendirebilir, atık ve kirlilikle mücadele eden uluslararası anlaşmaları genişletmek için iş birliği yapabilir.
Rapor, sürdürülebilirliğin gıda, enerji ve malzeme sistemlerindeki dönüşümler için yatay bir kolaylık olduğunu ve ekonomik ile finansal sistemlerin çevreyle uyumlu hale getirilmesi açısından hayati önem taşıdığını ortaya koymaktadır.
Yenilenebilir Enerjiye Yatırım Yapmak
2023 yılında dünyadaki enerjinin yüzde 80'inden fazlası fosil yakıtların yakılmasıyla elde edildi ve bu da kuraklık, sel, büyük fırtınalar ve diğer felaketlere yol açan iklim krizini daha da şiddetlendirdi.
Raporda, tam anlamıyla bir iklim krizi yaşanmaması için ülkelerin rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimini artırması gerektiği belirtildi. Ayrıca ulaşım gibi fosil yakıtların hakim olduğu sektörleri elektriğe geçiş sürecine tabi tutmalı ve elektriğe geçişin zor olduğu endüstriler için hidrojen gibi alternatif yakıtlar araştırılmalıdır.
Aynı zamanda ülkeler binaları daha verimli hale getirerek, insanları yürümeye ve bisiklete binmeye teşvik ederek ve nispeten kompakt şehirler planlayarak toplumun enerji talebini azaltmalıdır.
Bu noktada ülkelerin güneş panellerinde kullanılan ağır metaller gibi enerji dönüşümü minerallerinin çıkarılmasının çevreye zarar vermeyecek ve toplulukların haklarını elinden almayacak şekilde yapılmasını sağlamaları önem arz etmelidir.
Gıdaların Üretim ve Tüketim Şekillerinin Yeniden Değerlendirilmesi
Dünyanın gıda üretim şekli, iklim değişikliğine neden olması, kirlilik yaratması, doğal alanları yok etmesi ve biyolojik çeşitliliğin kaybına yol açması nedeniyle sürdürülebilir değildir.
Bunları değiştirmek için GEO-7 beş temel konuya odaklanıyor. İlk olarak, özellikle zengin ülkeler daha çevre dostu beslenme alışkanlıklarına geçmelidir. Bu durum, çoğu zaman daha az et ve daha fazla bitkisel gıda tüketmek anlamına gelir. İkinci olarak, tarım ve hayvancılık daha verimli hale gelmeli, daha az arazi kullanılmalı ve çevreye daha az zarar vermelidir. Balıkçılık ise daha sürdürülebilir hale getirilmelidir. Üçüncüsü, hükümetler, işletmeler ve tüketiciler, gezegen üzerinde gereksiz baskı oluşturan gıda israfını azaltmak için birlikte çalışmalıdır. Dördüncüsü, ülkeler laboratuvarda yetiştirilen et gibi yeni gıda türlerini ve genellikle daha az çevresel ayak izi bırakan dikey tarım gibi üretim yöntemleri keşfetmelidir.
Son olarak, ülkeler gıda sistemlerini yenileyerek yerel olarak yetiştirilen ürünleri ön plana çıkarabilir ve tarımsal tedarik zincirlerini çeşitlendirebilirler.
Doğal Çevreyi Korumak İçin Ne Gerekiyorsa Yapmak
İklim değişikliği, doğa, toprak ve biyolojik çeşitlilik kaybı ile kirlilik ve atıklar gibi üçlü gezegen krizleri, doğayı yavaş yavaş yok ediyor ve bu durum milyarlarca insanın geleceğini tehdit ediyor.
GEO-7 raporuna göre, doğanın tahribatını durdurmak, daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için hayati önem taşıyor. Rapor yazarları, bunu gerçekleştirmek üzere ülkeleri doğa rezervleri gibi koruma alanlarını genişletmeye, kalkınma nedeniyle tahrip olan ekosistemleri iyileştirmeye ve kara-deniz kaynaklarını yönetmek için daha sürdürülebilir yöntemler bulmaya davet ediyor.
Raporda iklim değişikliği nedeniyle aşırı sıcaklıkla mücadele eden şehirlerde sıcaklıkları düşürmek için ağaç dikimi gibi doğal çözümlerin yaygınlaştırılması talep edilmektedir. Rapor ayrıca ülkelere, bitkiler, hayvanlar ve diğer organizmalardan elde edilen malzemelerin enerji üretimi veya ürün yapımı gibi amaçlarla kullanılan, giderek büyüyen bir alan olan biyolojik kaynakların geliştirilmesini tavsiye etmektedir.
Son olarak, raporda ormanlardan balıkçılığa kadar ortak kaynakların yönetimini daha açık ve daha adil hale getirmenin önemli olduğu belirtilmektedir.
Küresel Çevre Görünümü (GEO) Hakkında
1997 yılında başlatılan GEO serisi, doğanın mevcut durumuna ilişkin benzersiz bir bakış açısı sağlamakta ve politika yapıcılara daha sağlıklı bir gezegen inşa etmeleri için yol haritası sunmaktadır. A Future We Choose başlığını taşıyan yedinci sayısı, etkileşimli bir özetle birlikte Aralık 2025’te yayımlanmıştır. İnsanlığın sürdürülebilirliğe uyum sağlaması hâlinde dünyanın nasıl bir gelecekle karşılaşacağını görmek için GEO-7’ye ilişkin hazırladığımız ilk içeriğe göz atabilirsiniz.
Kaynak: United Nations Environment Programme (UNEP)
Çevirmen: Simay SEZEN
Create Your Own Website With Webador