Bu hafta dünyanın dört bir yanından gelen delegeler, günümüz çevre tarihinin en önemli hadisesi olarak kabul edilen BBNJ Anlaşması’nı ( Ulusal Yetki Alanlarının Ötesindeki Alanların Deniz Biyolojik Çeşitliliğinin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Anlaşması) görüşmek üzere New York’ta bir araya geliyor. 2023 yılında kabul edilen bu anlaşma, açık deniz bölgelerinde giderek büyüyen biyoçeşitlilik krizini durdurmayı hedefliyor. New York’taki zirvede, anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için birçok ülkenin anlaşma için onayının gerektiğini vurgulayarak, destekçileri onaylamaya çağırmaları bekleniyor.
UNEP Ekosistemler Bölümü Direktörü Susan Gardner, “Bu anlaşma yeryüzündeki tüm yaşamın temelini oluşturan okyanuslar için bir can simididir. Bu yüzden dünyanın onay sürecini geliştirmesi son derece önemlidir.” demektedir.
Anlaşmaya ve okyanusun geleceği açısından önemli kabul edilme nedenlerine yakından bakıldığında ortaya çıkan başlıklar aşağıdaki gibidir;
Açık Denizler Nelerdir?
Açık denizler, ulusal sınırların dışında kalan okyanusların yaklaşık üçte ikilik kısmını oluşturmaktadır. Yukarıdan bakıldığında bu su kütleleri ıssız gibi görünebilir. Ancak yüzeyin altında, mikroskobik planktonlardan otobüs büyüklüğündeki mavi balinalara kadar yaşamla doludur.
Ayrıca denizler, ülkelerin ve şirketlerin giderek daha fazla yararlanıp sömürmeye çalıştığı potansiyel olarak yüksek kazanç sağlayabilecek maden yatakları ve diğer doğal kaynaklarla da doludurlar.
BBNJ Anlaşması Nedir?
BBNJ, açık denizlerdeki bazı temel çevresel korumaları genişleten uluslararası bir anlaşmadır. İki yıl öne BM Üye Devletleri tarafından kabul edilen bu anlaşma, okyanusun en uzak bölgelerinde yaşayan bitki ve hayvan türlerini korumayı amaçlamaktadır. Anlaşma BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından “tarihsel bir başarı” olarak tanımlanmıştır.
Bu Anlaşma Neden Önemlidir?
Açık denizler, kimyasal kirlilik, aşırı avlanma ve diğer çevresel ihlallere maruz kalarak adeta “Vahşi Batı”ya dönüşmüş durumdadır. Bu durum bazı denizaltı ekosistemleri yıkıma uğratır ve kıyıya daha yakın bölgelerde zincirleme etkiler yaratır.
Susan Gardner, açık denizlerde kontrolsüz insan faaliyetlerinin, deniz canlılarının yaklaşık %10’unun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmasının nedenlerinden biri olduğunu belirtmektedir.
“Okyanus birbiriyle bağlantılı ekosistemlerden oluşan bir takım yıldızı gibidir, Açık denizlerdeki biyoçeşitlilik kaybı, geçimini doğrudan okyanustan sağlayan ve kıyı bölgelerinde yaşayan milyarlarca insan için yıkıcı sonuçlar doğurabilir.” diye eklemektedir.
Okyanus, turizmden ve biyoteknolojiden temiz enerjiye ve ilaç sanayisine kadar pek çok sektörün temelini oluşturur. Okyanus kaynaklı mal ve hizmet ticareti 2023 yılında 2,2 trilyon ABD doları ile rekor bir seviyeye ulaşmıştır.
İlki, ülkelerin, okyanusların belirli bölgelerini deniz koruma alanı olarak ilan etme konusunda anlaşmalarına imkân tanıyacaktır. Bu da aşırı avlanma gibi sorunlu uygulamaların sınırlandırılmasına olanak sağlayabilecektir.
İkincisi, deniz madenciliği gibi ticari eylemler planlayan şirketlerden faaliyete geçmeden önce çevresel etki değerlendirmesi yapmalarını talep edecektir.
Üçüncüsü, deniz türlerinin genetik bilgisini kullanan şirketlerin okyanusun ve biyoçeşitliliğin korunmasını destekleyen bir fona ödeme yapmasını zorunlu kılacaktır.
Son olarak ise, ülkelerin deniz araştırmalarını geliştirmelerine ve koruma stratejilerini paylaşmalarına katkıda bulunacaktır.
Bu Durumda, Anlaşma Bir Balıkçılık Yasağı Değil Midir?
Hayır. Anlaşma balık tutmayı engellemeyi gerektirmemektedir. Denizel biyoçeşitliliğin düzgün şekilde yönetilmesini savunur. Amacı, ülkelerin okyanusun sunduğu zenginliklerden sürdürülebilir biçimde yararlanmasını sağlamak ve böylece okyanusun sonraki nesiller için insanlığa hizmetini devam ettirebilmesidir.
Anlaşmanın hedefleri, 2022 yılında doğal dünyayı korumak ve onarmak amacıyla kabul edilen öncü bir anlaşma olan Kunming-Montreal Ulusal Biyoçeşitlilik Çerçevesi ile de örtüşmektedir.
Peki Bu Anlaşma Şu An Neden Gündemde?
Birleşmiş Milletler Üye Devletleri anlaşmayı Haziran 2023’te kabul etmiş olsa da, anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için 60 ulusal hükümet tarafından onaylanması gerekmektedir. Mart sonu itibarıyla 20 ülke anlaşma için onay vermiştir.
Bu hafta ülkelerin temsilcileri New York’ta anlaşmanın uygulanması için yapılan birçok hazırlık toplantısının ilki için bir araya gelecekler. Bu görüşmeler sırasında daha fazla ülkenin anlaşmayı onaylaması için ciddi bir çağrı yapılması beklenir.
Gardner, “Gecikme lüksümüz yok. Okyanuslarımızın canlı ve güçlü kalmasını, çağlardan beri olduğu gibi bu gezegendeki yaşamı desteklemeye devam edebilmesini sağlamak için şimdi harekete geçmeliyiz.” diyerek, açık denizlerin karşı karşıya olduğu iklim değişikliği gibi artan baskılar göz önünde bulundurulduğunda, onay sürecine ivme kazandırmanın önemli olduğunu belirtmiştir.
UNEP Anlaşmayı Nasıl Destekliyor?
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), diğer BM kuruluşlarıyla iş birliği içinde, ülkelerin anlaşma onay sürecini yönetip uygulanma aşamasına hazırlanmalarına destek olmaktadır.
UNEP özellikle 26 ülkeye anlaşmanın onaylanması ve uygulamaya yönelik erken adımlar atılmasıyla ilgili olarak Küresel Çevre Fonu (GEF) aracılığıyla finansmana erişim konusunda destek olmaktadır. Bu destek UNEP’in dünya genelindeki deniz ve kıyı alanlarının korunması, iyileştirilmesi ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesine yönelik daha geniş kapsamlı çabasının bir parçasıdır. UNEP’in çalışmaları, küresel düzeyde yürüttüğü faaliyetleri mümkün kılan temel fonu olan Çevre Fonu’na katkıda bulunan Üye Devletler sayesinde yürütülmektedir.
Kunming- Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi
Dünya, doğada ciddi ve tehlikeli bir gerilemeyle karşı karşıyadır. Bir milyon tür yok olma riski altında, toprak verimliliği azalmakta, su kaynakları ise tükenmektedir. Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, 2030 yılına kadar bu doğa kaybını durdurup tersine döndürmeyi amaçlayarak küresel hedefler ortaya koymaktadır. Bu çerçeve, 2022 yılı aralık ayında dünya liderleri tarafından kabul edilmiştir. Doğa krizinin arkasındaki temel nedenleri ele almak amacıyla UNEP, ortaklarıyla beraber kara ve deniz alanlarında adımlar atıp, gıda sistemlerini dönüştürmeye ve doğa için mevcut finansman açığını kapatmaya yönelik çalışmalar yürütmektedir.
Kaynak: United Nations Environment Programme (UNEP)
Çevirmen: Asude Ebrar Mermer
Create Your Own Website With Webador